Monday, January 10, 2011

Patch Notes

Efenim aylardan sonra artık yeni bir post yazmanın zamanı geldi, velhassıl geçti (Bkz: Please Loading).

Naptım? Nettim? Gezdim, dolandım, 85 oldum, dayı oldum, sinir oldum, gıcık oldum, mesut oldum, müsait oldum, oldum olmasına ama tabi blog'a yazı yazan bir şahıs olmadım. Bugün ona el atacağız cümbür cemaat;

Boş beleş dolanmanın verdiği ferahlıkla doğal olarak bir kamyon oyun oynuyor insan ya da bir oyunu kamyonlarca saat oynuyor. Ben de insanlardan geri kalmayacağım diyerekten bulduğumu oynuyorum tabii ki, bilhassa bir Cataclysm'dir geldi fıldır fıldır döndük dolandık Azeroth'un çayırında çimeninde. Dostlarla siber-özlem giderdik (Bkz. ss1) falan fişmekan... An itibariyle yeni guild'imle 9/12 progress eylemiş bulunmanın verdiği buruk mutluluk mevcut, Arman'sız, Cantürk'süz raid'ler ne kadar zevk verebilirse artık insana (phat lewt düşürdüğü kadar o'course).

ss1

Raid'ler. Raid'ler hoş, güzel, abidik gubidik yeni atraksiyonlu mekanikler, vent'te MOAR DPS MOAR INTERRUPT MOAR HEAL diye bağıran bir raid lead mevcut. Blizzard bazen olayın bokunu çıkarabiliyor etik olarak (Bkz. Blackwing Descent - Atramedes, görme engelli bir ejderi öldürmek biraz ayıp, biraz na-politik, biraz acımasızca AMA pezevenk benim bow'umu düşürmediği sürece başına ne gelse yeridir, ffs...).

İşin esprisi bir yana (Bow'um hakkında gayet ciddiyim, gief) bir kamyon yeni ilginç encounter mekaniği mevcut, eğlencesi bol, genel itibariyle faceroll'dan uzak bir içerik var şu anda, mutluyum mesudum, zorladığı oluyor ama bokunu çıkarmıyor (Bu cümle Nefarian'ı denerken muhtemelen yalanlanacak, kader kısmet).

Yeni guild dedim, ortam fena değil, en azından sümüklü çoluk çocuk nazı dırdırı nerdrage'i yerine 30-40 yaşındaki adamların nazını dırdırını nerdrage'ini çekiyoruz, kaliteli ve deneyimini belli eden nerdrage'ler.

Daily quest'ler, raid'i, osu, busu, yine WoW işte. Biraz daha cilalı, biraz daha az kanser edici unsurlu ama hemen şimdi şuracıkta aklıma sayfalarca yazacak bir şey gelmiyor. Bu demek değil ki sıkıcı ama oynaması anlatmasından daha başarılı o yüzden gidin oynayın görün arkadaşım, ffs... WoW muhabbetini SW semâlarında karizma yaparken noktalıyorum (Bkz. ss2)

ss2

Vizyonumdaki film/dizi/bok/püsüre bir bakalım;

Rubicon: Komplo teorileri, şifreler, kodlar bilmeceler, cizısfakinmindfuck karman çormanlığı. İzleyin diziyi ama benim gibi izlemeyin (bug'lı dosyalar, durup durup orda burda başa atıyor).

The Other Guys: Mügemmel derecede absürd bir film. Diyalog, kurgu, koreografi açısından İngiliz absürdizmini aratmıyor, tabii ki Python gibi üstadları hala geçemez ama fevkalade bir film. Cantürk'ü ve Arman'ı ben olmadan bu filmi izlemekten men ediyorum, bu sefer şakası yok harbi Testiküler Barbeque a la Cantürk'ü deneyimlememiz muhtemel nargile bulunursa ortamda.

KT Tunstall Tiger Suit diye yeni albüm çıkardı, hoşuna kaçanlar baksın, duymamış etmemiş insanlar da baksın, beğenmezse eleştiri/fikir/düşüncelerini yüksek bir sesle duvara bağırarak dile getirebilirler, anca o kadar kaale alırım lakin benim hoşuma gitti. İyice süslü püslü bi yazı olsun diye videosunu bile link'liyorum, oh. my. god.



Peki, niye boş beleş dolanıyor bu adam? Kısaca NFC. Maaş kölesi olmayı gönülden isterim (lies.), işe git eve gel röahaha demeye vakit olmasın ben de isterim (lies.), cibil cibil param olsun ben de isterim (QFT) ama kader kısmet, başvurulara cevaben baş almış bulunmaktayım, teşebbüslerimin sonu olmayacaktır. Boring stuff.

Bir sonraki yazımızda daha derinlemesine bakacağımız konular olacak, mesela; Tüftüf mermisi olarak tampon kullanılır mı? Öyle mi olsa daha iyi böyle mi? Onlar şimdi asker, ben şimdi şuracıkta değilim, di mi? Babam buyle kek yapmayı nerden öğrendi?

Also, cocks.

Wednesday, October 13, 2010

Please Loading: Starcraft 2

Please

Starcraft II: Wings of Libery campaign'ini 2 defa oynayıp bitirmiş ama bi yazı yazmamış sevgili arkadaşım Byb'ye adanmıştır.

Wednesday, September 8, 2010

Idiocracy


Çok büyük umutlarla izledim idiocracy'yi. İsmi, konusu, anlatılanlar öyle cezbetmişti ki, çünkü konusu olan ortamın içindeydim bir ara dibine kadar. Şimdi de çok düzelmiş değil durumum ama the end is nigh sevgili okurlar. 2006 yapımı filme 6.4 vermiş imdb, genelde "hazzektirin gidin, ne anlarsınız siz Zinemandan, Zul'amandan" diye ağzı bozuk bir atilla dorsay'a dönüşürüm sevdiğim bir filme düşük not verildiğini gördüğümde ama..ama bu sefer "canım kanımsınız, bundan sonra kankamsınız" demekten alıkoyamadım kendimi imdb yorumcularına. Film kesinlikle kötü değil, ama keskinlikle de iyi değil. Belki de ben çok büyük beklentiyle izledim.

Konu, deniz milince şu, amerikan ordusu ileride büyük adamlara ihtiyaç duyulur endişesiyle bir proje başlatır. İnsanları bozulmadan saklayacak kabinler yaparlar ama denek için iki tane alabildiğine ortalama tip kullanırlar. Biri ordu kütüphanesinde görevli joe, ve dişi olarak orduda ortalama birini bulamadıklarından özel hizmetten (!!!) Rita. Bu iki vatandaş bir yıllığına uykuya daldırılır, ne var ki bir yıl sonra değil, 500 sene sonra uyanırlar. Dünya da insan nüfusu devamlı artmışken, toplam zeka sabit kalmıştır(bunun sebebinin açıklandığı kısım muhteşem). Filmimiz işte bu noktada, günümüzün ortalama insanlarının kendilerini geleceğin gerzeklik cennetinde bulmalarıyla başlar gibi yapıyor. Filmin kısırlığı burada başlıyor, çok kısa. Tam girdik konuya derken bitiveriyor. Ne güldürmeyi ne düşündürmeyi sığdıramamış. Olaylar daha dallanabilip budaklanabilecek siyah arkaplan üzerinde beyaz yazılar akmaya başlıyor. Her ne kadar şahane toplumsal gerzekliklere yer yer örnekler verilse de(futurama tadında), insan daha fazlasını arıyor. Espriler konusunda da çok tatmin edici değil, izlerken biliyorsunuz ki bu konudan sizi altınıza sıçırtabilecek şeyler çıkabilirdi, hem de eleştirel yönünü kaybetmeden. Yine de kötü değiller, sıkılarak izlemiyorsunuz filmi.

Filmin en iyi ve hakkıyla yaptığı şey eleştirmenliği. Bence o yüzden pek ses getirmedi zaten. Amerikan cahilliği ve tüketiciliğini çok güzel sunuyor kanımca. Ama filmin bu yönü, bir komedi filmi izlerken almanız gereken zevki alamadığınız için içinizde kalan ukteyi söndürmeye yetmiyor. Kadro bu film için çok uygun, hele ki Dax Shephard'ın konuşmasının hastası oldum. Ne var ki bu filmin kısıtlı başarısından bu herifi sorumlu tutma hakkına sahibim. İstersem yazdıklarım hakkında deli kullanılabilir. Delinin suratını duvara sürtmek suretiyle çıkan kıvılc.....ehem ne diyoduk...hah bu herifçioğlunun Let's Go The Prison filmi de çok güzel başlayıp, çok orjinal fikirlere sahip olup insanı yine birşeyler eksik hissi ve kuduz koalalarla bir kuyuda yalnız bırakıyordu (bu nasıl bir kalıptır ya, "beni aliyle yalnız bırak", salak ali varken yalnız olmazsın, hem neetçen bakiim sen aliiylen?? dedirtesi geliyor).

Alınacak ders şu ki, 90 dakikalık ortalama bir eğlence isterseniz, çok da ümitli olmadan bu filmi izleyerek bu amacınıza ulaşır, yanında promosyon verilen sosyal mesaja da 'oo nerden beleş oraya yerleş' edasıyla zevk ülen yanaşabilirsiniz. Ha eğer 150 dakikalık tam bir eğlence isterseniz, aynı oyuncuları, aynı konuyu ve aynı seti bana ve ekibime verir, bir 6 sene beklersiniz. Önce bir iletişim okuyup gelcez de!